Sherlock Holmes BoxSet


Yazarını aşan karakter derler Sherlock için... 1887'de başlayan macerayı 1893'te Sherlock'u öldürerek bitirmek ister Sir Arthur Conan Doyle, bu zamana kadar dergilerde yazdığı hikayeler beş kitap olmuştur. Ama hayranlarının tepkisi ve yeni yazdığı romanların sevilmemesi sonucunda 1904 senesinde altıncı kitap The Return of Sherlock Holmes yayınlanır. İskoç yazar, 1930 Temmuz'unda kalp krizinden ölene kadar Londralı karakteri sayesinde rahat bir hayat sürmüştür. Polisiye edebiyatın kilittaşlarından olmayı başaran Holmes'un maceralarının filme alınması da 1911 senesinde bir Danimarka yapımıyla başlar: Den Sorte Haand (1911). Tabii bunu bulan izleyen var mıdır bilemiyorum, muhtemelen yazılı kaynaklardan edindiğimiz bilgi. O dönemlere ait filmler var tabii piyasada ama bu özel bir parça nihayetinde, sahibi iyi saklıyordur. Saklayıp n'apacaksa..


Sonra tabii bu dokuz kitapta toplanan onlarca hikaye bir bir sinemaya, tiyatroya ilerde de televizyona hatta bilgisayar oyunlarına uyarlandı. Sinemada 1921-23 arasında Eille Norwood oynuyordu Sherlock'u -yirmi civarı kısa, renksiz, sessiz film-, 40'larda Basil Rathbone, 1954-55 sezonunda televizyonda Ronald Howard can verdi karaktere; 80'lerde Jeremy Brett ve aralarda daha pek çok isim meşhur dedektifi oynadı. Yakın tarihe gelince de televizyonda Benedict Cumberbatch, sinemada Robert Downey Jr. olarak çıkıyor karşımıza. Yok, onlar Sherlock olarak çıkıyor karşımıza.


Baker Street 221B adresinde ikamet eden Sherlock, arkadaşı Dr. John Watson'la beraber çalışıyor. İlk bakışta Dr. Watson asistan gibi dursa da bu tamamen Sherlock'un yarattığı bir göz yanılması. Aslında kankiler. Hatta Sherlock arada, John'suz çalışamayacağını itiraf edebiliyor. Genel olarak kibirli, patavatsız, çıldırmış bir izlenimi olan Sherlock aslında tam da 'tanısanız çok seversiniz' tarzı biri. Maceralarda olmazsa olmaz karakterler: Ev sahibesi Mrs. Hudson, polis dedektif Lestrade, Sherlock'a aşık Molly Hooper, abisi Mycroft Holmes ve baş düşmanı Moriarty. Bir de, -teknik olarak aseksüel sayılabilecek Sherlock'un- etkilendiği tek kadın Irene Adler.


Türk dizilerini aratmayan uzunluktaki Sherlock (2010- ), şimdiye kadar on bölüm yayınlandı, önümüzdeki ay üç bölüm daha gelecek. Modern zamana uyarlanan ve yaratıcılığını Mark Gatiss ve Steven Moffat'ın yaptığı film boyutundaki bu dizide ana kadro şu şekil: Benedict Cumberbacht, -Hobbit Bilbo- Martin Freeman, Rupert Graves, Mark Gatiss -evet yine-, Louise Brealey, Andrew Scott, Amanda Abbington ve Lara Pulver...
Gayet güzel işler yapılmış, ben bu on bölümü dört beş günde falan izledim, biraz sıkıştırılmış program yaptım ama size tavsiyem yayarak izlemeniz. Çünkü her biri bambaşka mevzular, ortalık karışmasın. Sezon finallerinin sonuna da büyük sürpriz koymalarına sinir oldum ayrıca, bu sonraki bölümü hemen başlattıran bi etken... Ayrıca dizideki eşcinsellik vurguları da insanı biraz geriyor. Sürekli gey sanılmalarına "Ben gey değilim" diye bazen büyük tepki veriyor Dr. Watson, gökkuşağı eyleme kalkacak diye geriliyor insan.


Sherlock Holmes (2009) ve Sherlock Holmes: A Game of Shadows (2011) Guy Ritchie yönetiminde çekilen leziz filmler. Robert Downey Jr., Jude Law ve Rachel McAdams başrolleriyle yola çıkan sinema serisinin, uzun zamandır bir üçüncü filme hazırlandığı söyleniyor. Ama hala ortada kesin bir haber yok. Eddie Marsan ve Kelly Reilly ile şenlenen kadroya karanlık taraf olarak ilk filmde Mark Strong; ikinci filmde ise Noomi Rapace ve Jared Harris katıldı.

Filmleri tabii önce zamanında sonra zaman içinde tekrar izledim; ilk film çok güzelken ikinci filmde aynı zevki alamadım hiç, bu kötü olduğu anlamına gelmez, ikisi de gayet güzel ama ilki çok güzel. RDJr ve Jude Law'ın uyumu bi kere görülmeye değer hiç izlemeyen varsa. Rachel McAdams zaten kaçırılmayacak güzellik ve yetenek. Karakter zaten tam Guy Ritchie'nin kurgulamak istediği tipten, valla güzel işler bunlar.

Bu arada varsa meraklısı diye notumu düşeyim. The Strand Magazine'de ilk yayınlanan Sherlock Holmes sayısının çeviri yapılmıştı üç ay önce falan.. Darüttıba diye bir yayınevi; bu girişimi coşkuyla karşıladık, umalım da diğer sayılar da bu orijinal tasarımla Türkçe'ye kazandırılsın. Şu kapağın güzelliğine bakar mısın?! 12 lira gibi çok makul bir fiyatla satışta şu an bu dergi, kaçırmayın bence..

26.11.16