The Dark Knight Rises (2012)


Filmin gösterime girmesinin üstünden 4 aydan fazla zaman geçti ama ben henüz izleyebildim. DVD'sinin çıkmasını bekledim ben de; tabii DVD ile beraber gelen torrentin. Christopher Nolan'ın yönetip Christian Bale'in oynadığı Kara Şövalye üçlemesinin son filmi..


Muhteşem The Dark Knight (2008) filminin sonunda Batman, Gotham'ın ihtiyacı olan 'suçlanacak biri' kimliğiyle kayıplara karışmış; Bruce da halkın huzuru için inzivaya çekilmişti. Aradan 8 yıl geçmiş, sıkıntılar birikmiş. Wayne Şirketi iflasın eşiğine gelmiş, odasından dışarı çıkmayan Bruce, elden ayaktan düşmüştür. Ancak eski düşmanı ve hocası olan Ra's Al Ghul'un hediyesi Bane (Tom Hardy), Gotham'ı yok etmeye çalışmaktadır. Biricik Gothamcığı tehdit altında olan Wayne, Kara Şövalye'yi uykusundan uyandırır. Ancak paslanmış bir Batman, Bane'in başlarında olduğu paralı asker ordusuyla kolay başa çıkamayacaktır. Yakınlarda tanıştığı kedi/sincap karışımı, sevimli -bir o kadar da yırtıcı- hırsız Selina (Anne Hathaway) ile güçlerini birleştirmek ister. Selina, Batman'i satışa getirir: Bane ilk raundu kazanır.


Tam olarak nerede olduğunu anlamadığım bir zindandan firar edip hemencecik Gotham'a, aksiyonun göbeğine geri dönen Wayne; ekibi toplayıp -ki az önce kendisine kazık atan Selina dahil- Bane'in karşısına dikilir. O aksiyonun arasında dedektifliğe terfi eden Blake'e (J. Gordon-Levitt), çocukları kurtarma gibi kutsal bir görev verilir. Varlığı yokluğu bir olan Miranda (Marion Cotillard), Ra's Al Ghul'un kızı ve Bane'in aşığı çıkar. Ve filmin başından beri esaslı bir kötü adam olan Bane'in aslında çılgın bir romantik olduğu gerçeği çok pis karizmasını çizdirir. Bu arada acısını dindirmek için sürekli takmak zorunda kaldığı maskesi çok seksi. Finalde kötü adamlardan kurtulup, şehrini korumak için durdurulması imkansız bir bombayı peşine takarak ufukta kaybolan bir Batman..


Gotham'dan uzakta parlak bir patlama;
Gerçek adının Robin olduğunu öğrendiğimiz ve Wayne'in evine el koyan bir Blake;
Mutlu bir çift olarak Selina-Bruce; romantik bir Avrupa şehrinde..

Seri olarak düşünüldüğünde harika bir üçleme ancak bize zamanında The Dark Knight (2008) izleten Nolan bu film için beklentilerimizi yükseltmişti. Ama yine de baya iyi..
İşi bilgisayara, efekte çok bırakmayıp her şeyi gerçek yapan (silahlar, araçlar, kostüm..); 3D teknolojisinden uzak durup göz boyamak yerine göze hoş gelecek bir dünya yaratıp IMAX (çok HD) kameralarla gerçek bir dünya sunan klasik bir Nolan işte.


Her zaman söyledim yine söylerim, Nolan, Batman'in çizilen karizmasını toparladı bu seriyle. Burton'ın da Schumacher'in de eline verdi. Batman hikayesi öyle çekilmez böyle çekilir dedi. Bakalım Snyder n'apacak..

18.11.2012